Zülfü Livaneli Huzursuzluk Konusu – Kitap Önerileri

Zülfü Livaneli Huzursuzluk Konusu ve İncelemesi için Berivan Sural’a teşekkür ediyorum. Siz de bu tarz kitaplarla ilgili inceleme ve içerik yazıları için Twitter hesabımdan bana ulaşabilirsiniz.

Zülfü Livaneli Huzursuzluk İncelemesi

Zülfü Livanelinin 588.000 adetten fazla satılan toplam 154 sayfadan oluşan ve benim kitap okumama vesile olan gerçek anlamda bir başyapıt.Aşk, savaş ve insan üzerindeki etkisi ve ırkçılık konularının hakim olduğu bir eser.Eğer içinde bulunduğunuz dünyadan soyutlanıp başka bir dünyaya ışınlanmak istiyorsanız bu kitap tam size göre.Kitap iki ana olmak üzere toplamda yirmi bölümden oluşmakta. Bölümlere ayrılmış olmasının şöyle bir avantajı var ki bir bölümü bitirdiğinizde hemen diğer bölümü  de okuyup bitirme hevesi.Bu sayede daha erken bitiyor roman.Romanın dili çok sade olduğundan çok akıcı bir anlatıma sahiptir.Zülfü Livaneli’yi okuyanlar bilir.Okumayanlar da zaten bu kitabını okuduktan sonra ne demek istediğimi anlayacaklar.Fazla söze gerek yok bence.Zülfü Livaneli’nin kalemiyse eğer pişman olmazsınız.

zülfü livaneli huzursuzluk kitap arkası

Zülfü Livaneli Huzursuzluk Konusu

Zülfü Livaneli Huzursuzluk romanında Mardinli Hüseyin ile IŞİD zulmüne maruz kalan Ezidi kızı Meleknaz’ın yaşamlarının kesişmesiyle meydana gelen olayları anlatmakta.Sevda ve zulmün iç içe geçtiğini iliklerinize kadar hissedeceğiniz bir roman.Ben okurken çok duygulandım. Yeri geldi insan olmaktan utandım.Yeri geldi insan olmam belki bir işe yarar diye sevindim.Dediğim gibi kitap okumama vesile olan kitap.Okumaya başladığım ilk kitap. Defalarca okusam da sıkılmayacağım, bıkmayacağım bir kitap.

Şöyle bir dönüp de geçmişe baktığımızda ne çok savaşlar yaşanmış. Hâlâ da yaşanmakta.Bu savaşlar illa sıcak ya da soğuk olmak zorunda değil.Kişinin kendiyle de verdiği savaşlar vardır ki kimi zaman mağlup olduğu kimi zaman da galip geldiği. Hepsinin de ayrı ayrı nedenleri vardır. Maddi manevi hiç
fark etmez.Bana kalırsa hepsinin tek nedeni çıkar.Tabii ki böylesi bir konuda genelleme yapmak doğru olmaz.Hem Nietzsche’nin de dediği gibi ”Bütün genellemeler yanlıştır; bu da dahil.” Neyse asıl konumuza dönelim .Kitapta savaşın hasarları ve insan üzerindeki etkilerinden sıkça söz edilmekle
beraber savaş dolayısıyla başlayıp biten bir sevdaya da değinilmiş.Daha doğrusu kitabın asıl konusu savaş sayesinde başlayan bir sevda.Iste tüm zıtlık ve tüm beraberlik burada.Savaş ve aşk arasındaki zıtlık ve benzerlik.Elimizde olmayan nedenlerden ötürü başımıza gelen ve belki de yaşamak zorunda
olduğumuz iki durum.

Zülfü livaneli huzursuzluk alıntılar

Huzursuzluk Kitabından Alıntılar

-“Asil insanların en neşeli zamanlarında bile bir hüzün vardır, daha düşük ruhlar ise en sefil zamanında bile neşelidir.”

-“İnsan her acıya bir sorumlu bularak rahatlama yolunu seçmez mi zaten.”

-“Merhamet zulmün merhemi olamaz!”

 

-“Harese nedir, bilir misin oğlum? Arapça eski bir kelimedir.Bildiğin o hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir.Harese şudur evladım: Develer çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden aç susuz çölde yürür de yürür; o kadar dayanıklıdır yani.Ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır.Gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar.Keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar.Tuzlu kanın tadı dikeniyle karışınca bu devenin daha çok hoşuna gider.Böyle yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doymaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve.Bunun adı haresedir.Demin de söyledim, hırs, ihtiras, haris gibi kelimeler buradan gelir.Bütün Ortadoğu ‘nun âdeti budur oğlum, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz.Kendi kanının tadından sarhoş olur.”

Yazar: Berivan Sural

Twitter hesabı: berivan_sural

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir